Uzman Psikiyatrist
Dr. F. Volkan YÜKSEL
BEDEN SAĞLIĞIMIZ ÖNEMLİ, YA RUH SAĞLIĞIMIZ ?

KEKEMELİK

Konuşma esnasında konuşmanın düzenli bir şekilde ilerlemesini bozan "duraklama", bazı ses ve sözcükleri "yineleme" ya da bir heceyi "uzatarak söyleme" ile giden ve bazı kişilerde sosyal ortamlardan kaçınmaya yol açıp, kaygı ve üzüntü konusu olan bir bozukluktur

Nelerden dolayı olabilmektedir?

Hastaların % 40-60 kadarında ailelerinde kekemelik öyküsüne rastlanmıştır.

Anne-babada obsesif-kompulsif kişilik yapısının (ayrıntıcı, ince huylu, titiz, mükemmeliyetçi, evhamlı) varlığına da bu bozuklukta işaret edilmiştir.

Çocuklukta yaşanan endişe, gerilim ve korkuların da etkilerinin olduğu düşünülmektedir.

Bir görüşe göre kişinin çözümleyemediği ve bilinçaltına doğru bastırdığı ruhsal çatışma, korku ya da isteklerinin sonucunda oluşan nevrozların bir görünümü olarak düşünülmüştür.

Beyin görüntüleme çalışmalarında, beyin kan akımlarında azalmalar ve bölgesel olarak bazı alanlarda akımda düzensizlikler saptanmıştır.

Ne sıklıkta ve hangi yaslarda görülür?

% 3 oranında görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha çok görülmektedir.

En çok 2-7 yaş arasında görülmekte olup, ortalama başlangıç yaşı 5 yaş civarıdır.

Kentsel kesimlerde kırsala göre daha çok gözlenmektedir.

Genel olarak erkek çocukların, kızlara göre daha karmaşık düzeyde kekelemelerinin olup, daha çok kekeleyerek, daha az karşılarındakilerle göz göze gelmeye çalıştığı, iletişim kurmaktan kaçındıkları, dolayısıyla tedavilerinin de daha uzun sürdüğü belirlenmiştir.

Hangi durumlarda belirginleşir?

  • Yabancıların bulunduğu ortamlarda,
  • Kalabalık ortamlarda,
  • Otorite konumundaki kişinin karşısında,
  • Telefona yanıt verirken,
  • Birinden bir şey isterken,
  • Beklenmedik bir durumla hazırlıksız bir şekilde karşılaştığında

belirginleşmektedir.

Ne gibi davranışlarda bulunurlar?

Korktukları bu gibi durumlardan kaçınmaya çalışırlar.

Söyleyemedikleri bir sözcüğün yerine hemen bir eşanlamlısını getirerek cümleyi tamamlamaya çalışırlar.

Adları sorulduğunda yanıtlamakta güçlük çekebilirler. Bu nedenle bu işleri yakınlarındakilere bırakırlar.

Öğrenciler, konuşma bozukluğu sebebiyle sıklıkla arka sıralarda oturmaya çalışır, parmak kaldırmaz, konuşmalarda dinleyici olmayı yeğler, yoklamalar alınırken geç yanıt verirler ya da el kaldırarak kaçınma davranışı gösterirler. Sonuçta akademik başarıları azalabilir, arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşayabilirler.

Daha çok mimikleriyle yanıt vermeye eğilimlidirler.

Yeni bir şey söylemek ya da istemek yerine başkaları ile ayni fikirde olduklarını ya da ayni şeyi istediklerini belirtirler.

İstediklerini değil, söylemesi kolay olan şeyleri ısmarlarlar.

Yoldaki bir görevliye, polise adres sormak için durduklarında, ilk sesi çıkartmakta güçlük çekebilirler. Bu durumlarda konuşmayı kolaylaştırmak ve o sesi çıkarabilmek için el veya ayağı sallama, ayağı yere vurma, bas ve boyun hareketleri, göz , kas ve dudak hareketleri gibi tikler eşlik edebilir.

Tedavi:

"Psikoterapi ve psikiyatrik ilaç tedavisi" ile "konuşma terapisi"nin birlikte yapılması en etkili tedavi yöntemidir.

Hastalardaki konuşma bozuklukları, sıklıkla heyecanlandıkları, kaygılandıkları zaman arttığından dolayı heyecanı, kaygıyı azaltmak için psikoterapi ve psikiyatrik ilaç tedavisi önerilir. 

Bu hastalarda depresyon ve sosyal fobi (çekingenlik) daha sık görülür ve sonuçta kekemeliğin şiddeti daha da artabilir. Bu durumda da psikoterapi ve psikiyatrik ilaç tedavisi önerilir. 

Bazı hastalar çok hızlı konuştukları için sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu hastalarda da konuşmayı yavaşlatmak amacıyla psikiyatrik ilaçlar (antipsikotik) önerilmektedir.

Bu tedavilere ek olarak "davranış düzenlenimi, nefes alıştırmaları, gevşeme teknikleri, konuşma terapisi (konuşmanın yavaşlatılması, konuşma başlangıcının kolaylaştırılması, ses düzey kontrolü gibi)" yapılmalıdır.

Her Hakkı Saklıdır Dr. F. Volkan YÜKSEL © 2017
 
Şirinyalı Mah. İsmet Gökşen Caddesi Orkide Apartmanı No:37/1
Muratpaşa Antalya Türkiye
Tel : 0242 316 21 22 - 0242 746 47 00
0530 466 98 87